Mailinizi yazarak Maillistemize abone olun!

Ben bir sır kâtibiyim. Kâtib-ül-esrar.

Sırlar yazarım. Ne geçerse bir padişah yüreğinden onu yazarım.

Görevim, yerine hissettiğim bir padişah da olsa, başkalarının kalbiyle hissetmek olur böylece. Başkalarının yerine sevmek. Kimi bir padişahın esrarını yaşarım bu yüzden, kimi bir padişahın yerine ölürüm.

Sırrım ben. Başkasının yerine ölümüm gün gibi ortadadır da, kendi adıma varlığım ancak karanlık gecenin içindeki siyah nokta kadardır. Görülmeyen varlık, sesi varsa var. Kalbin nesi var? Kalbin sesi var. Benim olmayan sesi kuşanır o sesi sahiplenirim. Bu yüzden hiç yaşamaz ama hep dinlerim. ?Ey kalpleri evirip çeviren Allah?ım?, ben de senin yarattığın bir kalp değil miyim? Demedim, demedim. Hayır, hiç şikâyet etmedim, hiç böyle demedim.

Teşrifatta adım aşikâr olarak geçse de, bilinmeyen bir yanı vardır sesini sahiplendiğim kalbin sahibiyle aramızdaki rabıtanın. Onlar benim isteyip de yaşayamadığım hayatları yaşarlar hep, bense onların yerine yanarım. Çünkü ben birsır kâtibiyim. Kâtib-ül esrarım.

?

Etiketler : sır katibi Kâtib-ül-esrar
Kategoriler : Nazan Bekiroğlu
Yorumlar : 0 Yorum Yorum Yaz

Döngü

14
Oct

Güneş gecenin en karanlık vaktinde doğdu.
Ben sabah uyandım.


Bundan evvelki hayatımın son günüydü, bundan sonraki hayatımın ilk.

Önce yatağımı topladım.Yorgana baktım, yastığa.Kolumdaki saat, vitrindeki lamba.Fotoğraflarım, ehliyetim, kimliklerim, nüfus kağıdım.Kapı üzerindeki ismim.Giysilerim, takılarım.Benden uzun ömürlü olacaklardı, kesin.Beni ben yaptıkları.
Dayanamazdım.
Önce bütün fotoğraflarımı bir araya getirdim.Hatırı sayılır bir yığın oluşturdular.Hepsini yaktım, küllerini savurdum.
Bütün kimliklerimi çıkardım teker teker.Kimi tek kimi çok imzalı.Onlardaki fotoğraflarımı da söktüm.İmzalarını kazıdım.?Onaylanmış kimliklerim? beni onaylamıyorlardı artık.
Ardından bütün yazdıklarımı topladım.Tezlerim, hikayelerim, gazete yazılarım, defterlerim, bir türlü bitiremediğim ansiklopedi maddelerim, denemelerim vesaire.Dergilerden, kitaplardan, gazetelerden.Nerelere gittilerse, nerelerde kaldılarsa.Çok kolay olmadı; ama oldu işte.Kimse fark etmedi.Kül yığını üzerinde onları da yaktım.
Bütün mektuplarıma geldi sıra.Tümünü gönderdikleri, sakladıkları yerlerden geri aldım.Kimileri dosyalamıştı.Eskiden olsa fena halde içerlerdim.Farklı isimlere ayrılmış bir hiza dosyalardan her biri üzerine adım yazılıydı.Kimi dostlarsa sağolsunlar, benim yerime çoktan yok etmişlerdi mektuplarımı.
Yazdıklarım bu kadarla bitmiyordu.Ne çok dağılmışım.Çekmecelerden, gözlerden, dolaplardan, masalardan, ne kaldıysa aldım.Hiç bir sigara paketinin, kibrit kutusunun, su ve elektrik alındısının arkasında tek cümle kalmadı benden geriye.Tek sözcük bile.Kaset yada cd kapaklarına çiziktirilmiş olabileceğim bir sözcük, bir tarih, tek mısra.Hiç birini atlamadım.Tablo arkası mukavvalarına bile baktım.
Okuduğum kitapların ilk sahifelerine ve satır arası notlarını teker teker elden geçirdim.Dahası altı çizgili satırları, bundan sonra okuyacak olana seslenen yanımı.Sildim.Hepsini sildim.Yepyeni oldular.Benden tek işaret taşımasınlardı.Benden geriye hiç bir şey kalmasındı.
Lisedeki sıramı buldum sonra, fakültede amfideki kolçaklı sandalyemi.Adımın harflerini kazımışım bir Yeni Türk Edebiyatı dergisinde ve altına tarih atmışım.Ne cesaret.Kanım damarlarımda üşüdü.Hırsla sildim hepsini.Fakülte kantinindeki masada Allah?tan adım yoktu.En zor olanı kütüğe girmekti, nüfusa yani.Ailemin bütün fertlerinin isimlerini bir arada gördüm.Bir kısmı, mor mürekkepli bir damga ile onaylı, kendilerinden uzun ömürlü olmuştu işte.Ne kadar isabetli davrandığımı tekrarladım yaşlı nüfus memurunun tekir kedisine.Görüntüm ?belki vardır- bilincine düşmesin diye gözlerine bakmadım.İsmimi yavaşça sildim koca sahifede kendisine ayrılmış yerden, yazıları sildim.Adı soyadı, bir boşluk.Doğum yılı ve yeri, yine bir boşluk.Ana adı, baba adı, onlarda öyle.Artık nüfusa kayıtlı değildim.
Son birkaç şey kaldı.Baktığım bütün aynaların derinliğinden, birikmiş olabilecek bütün görüntülerim topladım.Ayna, durgun su yüzeyi, cam parçası.Bir yığın görüntü arasından kendime ait olanları seçtim.Sonra adımlarımın izlediği, düştükleri kaldırımlardan.Elimin değdiği kapı tokmağı.Gözümün değdiği kitap sahifesi.
Son olarak bilincinde yada kalbinde beni biriktirmiş olabilecek bütün insanlardan kendimi geriye aldım.Hiç zor olmadı.Kalbin kapıları dayanıklı değildi.Bilinçse zaten çoktan mürai.Fark bile etmediler.En çok da kendimi öğrencilerimin kalbinden geri alırken hüzünlendim.
Artık yoktum.
Kimliklerim, yazılarım, çizilerim.El ve ayak izlerim.Fotoğraflarım.Gül devrim, lale devrim, nergis devrim.
Hepsi yok oldu.Dünya benden önceki dünyaydı.Arkamda bıraktığım hayatın son günü.
Akşam oldu.Yatağımı yaptım.Yorganım, yastığım.Vitrindeki lamba.Evim herhangi bir mobilya teşhir salonundan farksızdı.Bensiz bir dünya kalmıştı geriye.Benim yaşamadığım ve beni yaşamamış.
Yoktum artık.?Âyine-i mücellâda nihan?dım.
Öyle sandım, aldandım.
Bütün bunlar, yok ettiklerim, benim bilincimdeydi hâlâ.Dünyayı bensiz kılmıştım da beni dünyasız kılamamıştım.Olmadı kısacası.Yokluğun yolu bilinmemekten değil, bilmemekten geçiyordu, anladım.
Yatağıma girdim.Gözlerimi kapadım.Aklıma ilk gelen:?Hava yağmurluydu.Islak kaldırımlarda nergis açıyordu.Kucağımda bir demet nergis vardı?.(Ancak dikkatli okuyucular başa dönecekler.)
Gözlerimi açtım.Kalemi kağıdı aldım elime.Oturdum bu yazıyı yazdım.Önümdeki hayatın ilk günüydü.

 

Nazan Bekiroğlu

Etiketler : döngü
Kategoriler : Nazan Bekiroğlu
Yorumlar : 0 Yorum Yorum Yaz

Aşk artık bir hikâyedir

"Küntü kenzen mahfî" (Ben gizli bir hazine idim bilinmek istedim), Aşk Hadisi, sahihliği tartışmalı olsa da sufi geleneğin etrafında döndüğü mihveri verir. Gelenek aşk etrafında döner çünkü.

Onun varlığı, müfredatı, sanatı, estetiği aşk olmaksızın izah edilemez.

Gerçi burada söz konusu edilen ve Kur'an'da adı ya da müştaklarının geçmediğine zahidlerce sürekli dikkat çekilen aşk, ruhun, dünyevi gerçekliğin kayıtlarından alabildiğine sıyrılarak maveraî gerçekle yüz yüze geldiği cezbe halini işaret eder. Böyle bir aşk insanı ancak kendi ezel gerçeğiyle yüzleştirir, sılasından bir hatıra verir. Bu itibarla da dünyevi olması mümkün değildir.

Ancak dünyevi aşkın da, sıradan insanı bile gündelik gerçeğinden, görünür hacminden, genelgeçerinden geçirerek başkalaştırdığı, kendi ruhuna tanık tuttuğu gerçeğine binaen içerdiği anlam o denli yüce, gösterdiği şey o denli hakiki, tecrübe ettirdiği şey o denli aşkın'dır ki. Bir ucu göklerde ama bir ucu da yerde olsa bile, üzerinde daima bir günah bulaşığı taşısa, daima bir sicil bozukluğu, ciddi bir şaibe içerse de. Beşeri aşkın da cezbenin ilk adımı, ilâhi aşka açılan yolun başlangıcı, o kıyametin küçük çapta bir tecrübesi olarak sufi gelenekte belli bir anlayışla karşılandığı, bir tebessüm, hiç olmazsa manalı bir sükûtla geçiştirildiği de muhakkaktır. Kalp talim etmektedir handiyse. Nasip ve gayret yolun geri kalanını nasılsa belirleyecektir. Çünkü aşk, güzellik karşısında ilgisiz kalamama halidir.

Aşkın güzellikle kaynayan ondan neşet eden bir hal olduğu da "Küntü kenzen mahfî" hadisinde zahirdir. Gizli Güzellik görünmek bilinmek istemiştir madem. Zât'ın kendisine duyduğu aşktır bu. Öyleyse güzellik esastır, aşk, onun görünür kılınabilmesi için bir vasıta. Bir bakıma mutlak güzelliğin işlevsel kılınabilmesi aşkla sağlanmıştır.

Hal böyleyken dünyevi lisanda aslolan hangisidir? Aşk mı güzellik mi?

Güzellik olmazsa aşk olmaz. Ama güzellik de ancak aşkla ol'ur. Veysel'in "Güzelliğin on par'etmez/ Bu bendeki aşk olmasa" dizelerinin "Anılmazdı Veysel adı/ O sana âşık olmasa" dizeleriyle tamamlanması tesadüfî değildir.

Aşk mı güzellik mi?

Aşkın, kaza menziline varması kaçınılmaz olan ve pek çok feda durağına uğrayan yolunda geriye ne kalırsa odur aslolan.

Bu yolculukta, küçük sandalı fırtınalı denizde savrulan kazazede batmamak için safralarını atmaya başlar. Önce kıymetsizleri gözden çıkarır, kaybı fazla eksiklik doğurmayacak olanları. Ardından fedası biraz can yakanları. Ardından fedası ciddi ciddi zor olanları. Sandal hafifler biraz. Ama kaza işte. Şakası yok. Yetmez. Bu kez kendi içine döner kazazede. Gözlerini kendi ağırlıklarına çevirir. Sıra asıl safralara, asıl ağırlıklara gelir. Hangi yanlarını sakatladığını, hangi cihetinden eksileceğini, köreleceğini düşünmeksizin bile, kendisine en ağır gelenleri bir bir fedaya başlar. Benliğinin en büyük parçalarını, ben'ini ben yapan asıl uzuvları gözden çıkarır, sıralı sırasız değil, sırasıyla.

Büyük hesaplaşma! Çünkü feda ettikleri, ben zannettiği ne varsa, onlardır aslında. An gelir: Belâ aşktan büyüktür, Allah hepsinden, hisseder. O zaman, aşka dair yitirdiği inancın bütün öfkesi ve zilletiyle, aşkı, fırtınalı denizin karanlık sularına, olabildiği kadar derine fırlatır atar. Sözde bir feda değildir bu. Öyle bir yere gelip dayanır ki orada, Safiye Erol'un kanla yazdığı gibi, artık kendimi affetsem, diyebilirse ruhunda bir aff-ı umumi fırtınasının koptuğunu hissedecektir. İşte o anda bile feda edilemeyen ne varsa, geriye ne kalmışsa, "O benim işte".

Feda edemediği, vaz geçemediği tek duygu, kala kala kendisine saf güzellik duygusu kalmıştır. Lâkin ağırdır güzelliğin "bi başına" taşınması, bu sandal batacaksa güzellikle, güzellikten batacaktır. Şimdengerü ona da razıdır.

Belki de güzellik, çirkinlikten şikâyeti, o feryâdı kesme hâlidir "Kahrın da hoş lütfun da hoş" algısı, masum bir cehaletin işareti değilse böyle bir ıztırabın görkemli neticesidir. Ve orada artık aşk da sadece bir hikâyedir.

Nazan Bekiroğlu / Zaman

Etiketler : Nazan Bekiroğlu Aşk hikaye
Kategoriler : Nazan Bekiroğlu
Yorumlar : 0 Yorum Yorum Yaz

Gözlerini yumarken kelimeler döküldü ağzından bir bir.
Dedi ki: BENİ AFFET!
Bütün söyleyecekleri aslında bu iki kelimeydi. ne söylese daha ileri geçemeyecekti.
Ama o devam etti.
Çok pişmanım diye inledi.
Rabbim, dedi, benim Rabbim. Yani kulu olduğum.
Ben ayağımın nerde sürçtüğünü, ben hatamı, ben yanılgımı adımı bilir gibi biliyorum.
Ben bin kerre kabul ettim kabahatimi. Sen bir kere affet.

Tevbe bir bilinç hali. Bir ilgi eki. ben hatamla da Senin dairendeyim. Hala Sana ait, Seninim.
Tevbemi kabul et. Af duama icabet et.

Rabbim,
beni affet melek değilim.
Affet diyorsam hala seninim.
Allah'ım ben şu kutsal ruhla, şu toprak bedene nasıl sığayım?
Şu yolda taş olsaydım sarsılmaz kıpırdamazdım.Şaşmaz sapmazdım.
Ama affet, insanım.

Devamı...
Her şey senin için yaratıldı ama dikkat et sen her şey değilsin.

Dünya boyun eğicidir ama sen zalim efendi değilsin.
Yeterli sayıyorsun kendini kendine. Oysa hiç yeterli değilsin. Muhtaçsın, ihtiyaçsız değilsin.
Her şey senin emrinde doğru, ama amirliğe kalkışma.
Bil ki kalıcı değil geçicisin, sahip değil misafirsin. Sabit değil iğretisin.
Her ne var ki sen de, ödünçtür, senin sanma
Şımarma.
Yarı kısmın topraktır. Toprağı horlama. Dünyadan, yerine koyduğundan fazlasını alma. Onun dengesini bozma. Uyumuna musallat olma. Gülün rengiyle, sütün tavıyla oynama. Karıncanın yolunu kapama, kırlangıcın yuvasını bozma, yılanın dişini kanatma. Pınarların, nehirlerin, ince suların kurumaması için çaba sarf et. Göz kulak ol emanete. Bozma kıvamını aldığın gibi iade et.
Hava-toprak-ateş-su da insandan alacaklı. Bitkinin ve hayvanın, dağın taşın ve börtü böceğin, yaralı kedinin, hasta leyleğin, yırtıcı parsın, dayanıklı devenin de insan üzerinde hakkı, insandan razılığı vardır.


Nazan BEKİROĞLU
Züleyha, gecesinin güzelliğini sererken Yusuf’un gözlerinin önüne, Yusuf da insandı. istek, insanın zaafıydı. Ama: Rabbim, bana istememeyi isteyebilmeyi nasib et.

Her şeyin kalpte başlayıp kalpte bittiği mevsimde, her şeyin kalpteki rengine göre isim aldığı yerde Yusuf bu duasındaydı. Ve Yusuf biraz da bu dua ile, bu duayı edebilmiş olma yürekliliğiyle peygamberdi: Rabbim, bana istememeyi isteyebilmeyi nasib et.



Değil mi ki ilk bakışta Züleyha Yusuf’a ötelerden gelen bir ses, bir cennet çiçeği gibi, susuzluğunun farkında bile olmayan çöl toprağına inen bir yağmur defteri.Devamı...
"Sana" dedi,en uygun armağan bir ayna olabilir yine de.
Bir ayna ki baktığında kendi güzelliğini görebilesin.
Ve nasıl yansıyorsa senin güzelliğin şu aynaya,
Başka bir şey düşmeyecekse şu aynaya.
İşte öylece bilesin ki o en parlak ışığın yansımasından
Başka birşey değildir senin güzelliğin.

"Sen suretsin O asıl...Sen fersin O mana..."
"Sen bendensin O ruh...Sen gurbetsin O yurt..."
"Sen parçasın O bütün...Sen gölgesin O ışık..."
Devamı...
Yusuf,dedi Züleyha, sen benim, evvel düşen şehrimsin, ahir düşen şehrimsin. Ezel düşen şehrimsin, ebed düşen şehrimsin.Yusuf,dedi Züleyha; kalbim sen, benimsin yalnız benimsin,kalbin ben,seninim yalnızca seninim. Yusuf, dedi Züleyha, sen masumsun, sen de bilirsin, ben de bilirim. Şu dört duvar, şu sıkı sıkı kapalı kapı,döşemenin üzerinde ezilen sarı gülün yaprakları tanık ki suçun yok senin.
Fakat güzelsin. Güzelliğin yoruyor beni,çünkü mümkünü var,suret kasrında bir suret değilsin.

Suçlu değilsen de bana, beni suçlu kılacak kadar güzelsin. Mümkünü olan bir güzelliğin sahibiysen Yusuf, ve bu güzellik yoruyorsa beni, sen dünyanın en masum mücrimisin. Suçlu,suçunu her zaman bilerek işlemez Yusuf ve güzellik bazen suça dönüşür.
Devamı...
Taşçı: Aşk nedir? Buldum zannedip bulamamak (Züleyha gibi) mı? Ya da bulduğu halde bilememek mi? Bu mekana ve bu zaman ait değil mi aşk? Aşkın rengi karanlık mıdır?


Bekiroğlu: Aşkın ezelden bir hatırlama, ezel tanışıyla bu dünyada karşılaşma olduğuna iman edeli ben, çok oluyor. Ama aradan geçen süre içinde hatırlamaların da yanıltıcı olabileceğini öğrendim. Çünkü buldum zannedip yanılmak var. Bulup da tanımamak var. Bulup da hatırlanmamak var. En acısı da ezel tanışıyla karşılaşıp onun tarafından hatırlanıp ama onu hatırlayamamak olmalı. Ve evet, aşkın rengi karanlığa benziyor. En azından bu dünya yüzünde böyle. Bir bedene ve birçok hayata hapsedilmiş aşk, özünden uzaklaşmak mecburiyetinde. O yüzden biraz evvel bahsettiğim savaş hali doğuyor.

Arazların bulanıklığı. Neticede ortaya kusurlu bir aşk çıkıyor, elde kalan bu. Cam ırmakta taş gemi ancak kusursuz bir aşkın zuhuru anında kazasız belasız yüzebilir ki o da bu dünyada imkansız. Söylemiştim yontucunun taş gemisi de ancak kusursuz aşkı, yani tek Tanrı aşkını bulduğu anda usul usul cam ırmağın üzerinde yüzmeye başladı. Ne ırmak ne taş incinir böyle bir seyirde artık.
Devamı...
Etiketler : Nazan Bekiroğlu
Kategoriler : Nazan Bekiroğlu
Yorumlar : 0 Yorum Yorum Yaz
Son Gönderilen Tweet
  • Loading Tweets..
FikriMühim
Arama
  Ara
Sohbet
Edebiyat Haber
Photobucket
Birazoku
Ne Yapmalı?
Tag Cloud
Etiketim Talat ALTUN Muhammed (s.a.s) Kur Aşk tarık tufan kitap tanıtım gözlerin ,title= tufan çiçek çok özledim dilimin ucunda İbrahim Tenekeciden.. İbrahim Tenekeci/ Uçuş Denemeleri ibrahim tenekeci Güzellik Uykusu Sevgi Güzel Aşk Sözleri İlginç Sözler Derin sözler manalı sözler Şiir i.tenekeci İbrahim Tenekeci Ağır Misafir bülent Akyürek İçinizdeki Öküze OHA deyin kadınlar üzerine erdal demirkıran güzel sözler otun değeri sigara zina alkol serdar özkan kayıp gül timaş yayınları sevmek sevilmek küçük iskender fotoğraf küçük iskender,şiir,şiirler,fotoğraf,aşk güzel çocuk Güzel Söz Küçük İskender buna ayrılık denmez Cemal süreyya senin kapın olsun açılan Nazan Bekiroğlu ceyhun yılmaz simit cennet simit parası ile cenneti satın almak ALLAH Hz.Musa Seven Razı Olur bediüzzaman arkadaşlık siz Hangi Harfsiniz Kuranda Kelam-ı Kibar gafil kişi İman ve Can üç nokta ah yusuf ile züleyha ayine-i devran Yusufun duası Yusuf olmak yusuf olmak bir erdemdir Mehlika AsilTürk Sahip olmak zor Aşk Dediğin beklemektir sadakat Elif Şafak Mahremiyet Dost Dostum insanlık sevgili insanlık anna Onlar Gitse De Kokuları Kalır Üzerimizde - senai demirci gözlerime kapatma davası açın ölen kızlar için ninni islami işletim sistemi ubuntu linux Hadis-i Şerif zaman yusuf olabilmek video ölüm ve kabir Sabah Namazına Nasıl Kalkılır ? namaz sabah dua duanın önemi merhamet bir gün gelir gitmek gerekir her yerden tiki ümmet cool naat esra elönü elif vav elif olma vav ol sen herşey değilsin ayrıldıktan sonra geyik komedi kız arkadaşın yokmu diyalogları gençler alkol var mı komik şeytan şeytan müşteri hizmetleri La sonsuzluk hecesi sevgili dost hayal meyal haleti ruhiye yetmez mi hüsrev hatemi Karanlık Öyküler ismet özel neyse ayrılık cümle kelime katlimden sonrası PAŞA ÇAYI ve CAMİ YAPTIRAN BEYNAMAZLAR… NAZIM okudum ama HİKMET’ini göremedim… facebook veda 4 ay kpss filistin çocuk islam savaş acı hikaye nazım hikmet züleyhanın yükü tek ayak iki güvercin bırakma yaşamak cahit sıtkı tarancı desem ki vuslat nebi bir baba baba boğuluyorum huzur Ya Hak Ya Rab Üşüdüm Anne üşüdüm anne beklemek ruhum bedenim karanlık uzak şehirleri başörtüsü hayat ben nereye gidiyorum kaldırımlar belediyecilik belediye zor zamanlar peyami safa doğum günüm cumagünükutlamaları Aşksız kadınlar coğrafyası Hilal akçay tarık tufan anna doğunun uçkuru batının fermuarı Tikky Tesettür Converse Hicab... mustafa saka Lailaheillallah strese girenin imanından şüphe ederim bir adam girdi şehre koşarak gençislam.com ayın üyesi madlove web siteleri için konuşan insan animasyonu kpss ertelendi tecvid dersi gibi mektup ramazan bayramı gencdergisi gencgonulluyuz Güncellenmemiş Hayat Bilgisi Dersleri çocukların öldüğü her yer gazze tarık tufan kalk kudüse gidelim sevgilim yalnızlığınız nasıllar ? Sizin hiç hayatı kaybettiğiniz oldu mu? Birazdan Yıldırımlar Düşecek Kentin Sokaklarına Psikiyatristler, Modern Mesihler bahanelerimiz kızılderili atasözü facebook çanta facebook çanta sırrı kızlar arasında facebook sırrı level dershaneler kapatılsın parklar yapılsın kalp ve göz Aşk... Ezelde bir merhaba idi; hâlâ ki odur... döngü sır katibi Kâtib-ül-esrar Öyle çok pazarlık ettim ki hayat rehberi Ya Sen Gel Sevgili, Ya Ben Geleyim... Dört Elif Miktarı Uzayan Sevgiler Gibi.. ismail kılıçarslan-cinnet modern murat menteş murat menteş başörtüsü bildiğim birşey varsa ümit yaşar oğuzcan ali şeriati aşk ve sevgi seni düşündüğüm türkü afşar timuçin ölüm.. kendimi arıyorum meşgul çalıyor fark olmalı fenerbahçenin 29.yılı yeni yıl Sunay Akın Cahit Zarifoğlu c# console application kullanıcı tanımlama selver küçüktepe/git mitat gezer murat ince / git Alper Gencer, Hep / Hİç ben senin için sigarayı bıraktım kadın alper gencer peygamber murathan mungan yaralar kumru neden kumru ahmet şerif izgören yağmur ıslak ali ural imtihan yaşam yazar melek Gökay Birkan Sucaklı soruyorlar evli misin kader kısmet 21.yy. da halimiz 10 yıl önce türkiye 10 yıl sonra türkiye kemal kılıçdaroğlu ke-mal kılıçdaroğlu vaatleri yalandaroğlu dağıtamıyor hiçbir güneş BLOG SQL oğullar ve rencide ruh alper kamuda intihar etti fatih emrah serbes Ali lidar Yatağını şaşıran bir ırmak Önce göl olur, sonra yok.. -Doğanın kanunu- çocukluğumuz annelerimiz sokaklar kim istedi bu düzeni terli terli su içmek sokak araları eskiye özlem ahmet kaya korkarım kahretsindi hep arkada hayatın dikişi tutturamadık ömer karaoğlu vesaire hatıra defteri ölümlü hayatımın ölümsüz sevdası ah muhsin ünlü ben unuttuğun gibiyim hala kirliyiz biz dünya kirli elimiz ayağımız kir içinde ateş üzülmeyin elbet gidişat hasarım büyükmüş labirent dünya bıçak boğaz mavi bir ölüm seyfullah kartal [HQ] video izle Alper Gencer, Ölmek Gibi Sevmek elime elin karadenize sis içimde ki cayırtı 1 Tomi Polisler Cehennem zebaniler İçimdeki cayırtı 2 cart bahattin ses bombası alper kamu alper canıgüz yeni kitaptan kesit oğuz bal güneşim gülüşüm bereketim çıplak dengesiz elbise mutluluk dublörün dilemması nuh tufan erken kaybedenler bülent akyürek e ithafen israil diplomasi içimdeki cayırtı 3 tinerciler hırsız hayvan tomi içimdeki cayırtı 1-2-3 tominin maceraları okuma listesi murat menteş kitapları pkk çin malı doğu türkistan israil malı kulanma gavur icadı cep telefonu kullanma islamik martavallar ahd ettim güleceğim gözlerim kanarcasına ah ettim reankarnasyon intihar sebebim hatırla Yazilmis tum şiirleri dalgalar aşıyor talihim yok bahtım kara nasipsizim ben saçmala karşımda aşkı gözlerimde ara çırpınış herşey öylesine üç nokta. düşlediğim gerçekler gerçekleşmeyecek küçük çocukların gökkuşağı yandım yağmura yalın ayak kararsın dünyam meymenetsiz surat mananın manasızlığı kapkara gündüzler doldum ben taşıyorum beyler asıl diye birşey yok ah bu ben uzak durun ey acılar ah ben çok saçmaladım rabbim kimsesizliğim sonradan beklemedim say gitsin ! yansın içim pişmanlık affı tabancamı uzat bana asi yüreğim ayşe şasa delilik ülkesinden notlar bir ruh macerası kemal sayar çay kafayı bulunca sayfalarca neyine tutuldun bu adamın kaç yüzlüyüm ben üzül yukarı çıkmak için üzül Körpe Çocuk Misali.. l gözüm kulağım dilsiz sağır yüksek ses Peşine Düştüğün Hayal Bizim Değil Çocuk ! uzaklar gelin lan sakinlik militan insanlıktan çıkmak nefretim kaçmak sohbet elveda kalp kan pompalama görevi hurda kakalamak anılarım yaşanmamışlıklarım lanet sahte palavracı keşkeler bir çay bardağı aksiyim karadeniz anormal arkadaş heycan sessizlik tek göz evimden gece yarısı saçmalıklarım toplum saf katil ordu cinayet 3 haziran 2011 yalanlar dayan gökyüzü mavi ezilme görev insanoğlu şehitler ölmez doğumgünüm dört mevsim aksi kırgın kızgın 23 uçurumlar gazete parçası ikinci bahar kanlı hayaller karanlığım benim sevgilim Ok, k.i.b. , bye, optum. Ayiya dayı ışık uyan sendeleme millet koca bir hiç müptela fiyasko asfalt gemi ağır ağır git sancılarım ahmet altan beni tut kadir gecesi nankör insanlık kelimeler sacmalik bu şehir sadece gidiyorum bir çift yaşlı göz cennetin anahtarı ruhsuz insanlar silik çizgi sermaye yalan söylerken samimi misin adamsın! Dürüst doğru sahtekar çalınan hayaller kitaplarım notlarım uçak olmuş çuval kırk haramiler eylül gibisin yaprak dökümü ah o gemide bende olsaydım bilişimci imam kısa bir not git bu şehirden sonbahar ayna ayna binbir yüzlü insanlar bağırmak yasak hayallerim frekans sabr şiddet satılık düşler kiralık hayaller kafa bu hüzünlerim savaşlarım çocukluğum Sabretmem gerek uzaklaşmam gerek Zor olacak ileri geri selam nefret varım zihnimde ki meşguliyet. bedevi çöl serap hapis sorular düşünceler sıralı cümleler2 eşek at su çiçekler cüzdan cahil kestane talat altun formspring sorun bana facebookdan aparılma cümleler sıralı cümleler3 Pişman olmamak için yeterince pişman olmayı başarabilmek Bu bir soygundur hayal zabıtası karanlığım tehditkar cümleler yıllar Türkiye beyin falsolu düşünceler tahribat muhafızlar kahve facebook profilimden aydınlık-karanlık zıt yönlerin hoşluğu kraliçenin pireleri yalnız hüznü vardır kalbi olanın gencyazarvesanatcilardermegi amelbook harun kırkıl BlogSA Eklentileri BlogSA Facebook beğen butonu otomatik facebook beğen butonu BlogSa FacebookLike BlogSA FacebookLike Eklentisi Zor adam! leyla ile mecnun Kelimeler Albayım, Bazı Anlamlara Gelmiyor [ Tehlikeli Oyunlar - Oğuz Atay ] blogsa ismail kılıçarslan meksika sınırı iyi günler ilerde anneanne bumerang blog ödülleri adayı talataltun.com hasta yoğun bakım ünitesi morfinli düşünceler Gözlerim karanlıkta Mezar ruhunuzda patlak Hücreler Kuşadasında Paris oğuz atay tutunamayanlar korkuyu beklerken Filistinli Anne franz kafka Milena yandım kul oldum gökhan özcan Mabel Matiz Arafta talha bora oge korkmuyorum aşktan yaşıyordum ben hayal dünyası ideal dertlenmek sağlam yürek hürriyet advertorial koşarak tökezlemek ağır aksak cinayet sebebim el ense ata demirer tek kişilik dev kadro 2 full sayha dergi aklım çıktı koca gökyüzü parla sön dinlen bir nefes al dinle Hatasız Kul Olmaz parçasına Murat Menteş yorumu Murat Menteşin roman listesi mola yok aklından geçen en iyi 10 türk romanı Sizin hiç sokaklarınız kayboldu mu? güne başlamak turgut uyar ismail abi gidelim buralardan şekerpare’ler izmir’e dönmeye programlıdır üzülme Hoş Geldin Ya Şehri Noel(!) kahverengi göz vazgeç benden sessiz tutsak güneş WEB SİTESİ OLMAYAN ŞİRKETLER. DİKKAT !!! Fatih Aytekin SelcukAjans 4TWeb Hosting Rahmetle... mehmet akif ersoy kolpa bir teselli ver kitap okuma pozisyonlarım özledik seni kardeşim BİR DELİNİN MAL BEYANI.. İSTANBUL erhan güleryüz özlemek savruldum koca bir fırtına Yiğit Özgür Gideceksin.. Bir eylül ayında ve günün herhangi bir vakti gideceksin Puslu bir eylül ayında gideceksin. Yokluğuna alışmamalıyım. Fetih 1453 insanda biraz acı flört günlerimizi hatırlıyormusun ? Gina G-Ti Amo Kadın Cenneti Ayaklarının Altından Attı Ve Topuklu Ayakkabı Giydi... Bir bumads advertorial içeriğidir. KADERİN ELİNDEKİ USTURA Dublörün Dilemması adım adım film olma yolunda.. Kelimeler Albayım, bazı anlamlara gelmiyor… İbret alana bu fotoğraf çok şey anlatıyor! tarık tufan selçuklu söyleşi ya sabr Gel dedim gel dedim gelmedin yarim.. ali ayçil-çürük Güven ADIGÜZEL Dağınık bıraktığımız tüm zamanların adıyla başlamıştık çünkü hayata… İstiklal Marşımızın Kabulü Gitmemek ve dönmemek Google Artık Sesli Arama Yapabiliyor! A.Şerif İzgören miras Şimdi çiçek açma vakti bu büyük sevdaya Eylül Aralık Bir şey var aramızda Gülüşerek Artvin-Şavşat Yerden Göğe Güzellik Şavşat HD (Bölüm 1-2) İsviçreli hücremizi bilim adamları Aşkname Aşık olduğun sevgili ölenlerden olmasın.. Şibli (k.s) İskender pala mecnun iskender erdal bakkal -Leyla ile Mecnun- reçel Seyfullah Kartal- Mavi Bir Ölüm Bu kadarı çok fazla. ihaneti şık duran insanlar Bloğumuz tekil ziyaretçi sayısı ziyaretçi google analytics ( Suskunlar ) Ahmet Kaya - Penceresiz Kaldım Anne İçerden Ölmek- Robert Silverberg acıklı Kömür ve kül çürüme - Fazıl Hüsnü DAĞLARCA / İnsan Ateşi - ağrıdıysa Ekmek leyla ile mecnun - mecnun geçmişe gitmek için tcdd gişesinde Bloğa Nasıl yorum yaparım? korkma ben varım suskunlar " bu yara bitirecek seni" Biscolata Püskevit Reklamı - Leyla ile Mecnun Kazak ördü diye kız mı istenir, Zeki? formspring.me Maymun iştah hikayeleri- giriş,gelişme, sonuç. Garanti Bank reklamlarında bunu demek istiyor olabilirmi sizce Bir Küçük Zaman Pilli Bebek -Olan Biten Mustafa Ulusoy - Yaratıcıya Surat Asmak “Sakine’nin Mil Çekilmiş Gözleri.” Haybeden kendini avutmaca -1- İsyaaeeeeaann Gönül İşleri Bakanlığı Babalar ve Kızları Acizane haykırışlar tesettür style tesettür sitil islami style Ön yargılı değilim ben! // A.Cahit Zarifoğlu Kendini avutmaca -2- İşte Aranan İkili: Projektör ve Kamera Mesafeler Ağlama karanfil Eşref Ziya Terzi Huzur bu kadar basit bir denklemdir işte « Tarık Tufan » Çay isteyen? Gitmeler.. Dönmeler.. Öfkeler.. Bir bavul Şule Yüksel Şenler elhamdülillah! Not : Sıcağı seviyorum Hayattan derin bir nefes çektim [korkma ben varım] Yahya bin Muaz Rum Kayzeri Kisra Karun Firavun Ebu Cehil Ebrehe Diyelim siz birine âşık oldunuz Murat Zelan Sebepsiz hüzünlenenler var mı aramızda? Burak Aksak Öyle bir andı. Sonra ben uyudum! Sana kız vermem SELVİ BOYLUM AL YAZMALIM, ÇİÇEK ABBAS, DEVLERİN AŞKI doğa için çal 4 Artık kıyamet daha yakın Bir Öykü Kadar Kısa, Bir Roman Kadar Derin Hayatlar Murat Karaca Otomobil Jantı, Tarantula ve Pırasalar iskender pala OD Nasılsın? Ne oluyor Yavuz? blogsa son twitler eklentisi BlogSA Son Twitler Eklentisi Kullanıma Hazır! Beni neden sevmedin? Sosyal Mesaj Sahte profiller hangi amaca hizmet ediyor? sahte profil çılgınlığı sosyal ağlar NEYDİK NE OLDUK Ah bu şarkıların gözü kör olsun mantığın kabul etse de ruhun kusar o çorbayı! necip fazıl kısakürek Şimdi bir de türkü tuttur derinden Ferruh Ferman Konyanın gerçekten bir tramway çilesi varmış arkadaş! Kampanya 1 blog kurulumuna 3 kitap Mutlu musun ufaklık? karmate Ben Sadece Ben Olmak İstiyorum ve ben gün aydınlıktır diyorum hala Tercihlerimiz.. Takipcilerimize facebook sayfamız derdimi anlattım, sözü yormadan Tanınan değil, bilinen biri olmak istiyorum.. fermuarın mucidi Yanlış bir şey yapmıyorum ben Zeki kadınsın.. maillist abonelik Bende atipik şizofreni var Behzat Ç. Saçma sapan konuşma la Kitaplarımızı kurban etmeyelim daha fazla bu nasıl bir bağ Merak edenlere bloğumun hammeddesini -hammaddelerini açıklıyorum canımın için böyle şeyler yalnızca romanlarda olur. “Karına sıcak tuğla basmayı öğretecem” Çalı çırpıyla uğraştırma kızım beni! donatello , mikalenjelo , leonardo , rafeel , Bedri =) Öyle karşıla ki Blogsa Yazılara Smiley Eklentisi Cinnet geçirmeye çeyrek kala sedat uçan-yalan dünya zaman tünelim sıralı cümleler5 hayatının önünden ali ayçil bugün inceyim kararlarımız iyi hatırlıyorum Aldırma ALLAH(c.c) bizimle! kararlıyım taviz edi ile büdü ben böyleyim konya kültürpark Soluksuz kaldım, nerdesin ? Suskunlar / Iska(İbo) - Bir Fırtına Tuttu Bizi Sen bana Fransızca ağla ben sana Türkçe.. Anlayacağın her şey Allahın emri Acıkmıştı, sigortalı işçi
Blog Sayaç
Twitter Takip