Sen, belki de bu mektubu aslında sana yazdığımı hiç bilmeden okuyacaksın.
Ben, senin bunu okurken parmağınla yanağına dokunduğunu, gözlerini hafifce kıstığı,görmeyeceğim.
Elimin
uzanamadığı ellerine kelimelerimle sokulmaya çalışmamın, kırılgan
harflerden kurulmuş görünmez bir köprüden sana doğru yürürken düşmekten
böylesine korkmamın, sana tek bir bakışla anlatabileceğime inandığım ve
bir çoğunun belki bir ismi bile olmayan bir çok duygunun her birine isimler bulmaya uğraşmamın beni nasıl yaralayıp yorduğunu bilmeyeceksin.
Devamı...