Aşk, görme engelli bir coşku, görmezlikten kaynaklanan bir bağdır.
Oysa sevgi, bilinçlice bir bağ; apaçık, duru bir görmenin sonucudur. Aşk
genellikle içgüdüden su içer, içgüdüden kaynaklanmayan başka bütün
olgular değersizdir. Oysa sevgi ruhun içinden doğar, bir ruhun
yükselebileceği bütün yerlere, sevgi de onunla birlikte doruğa tırmanır.
Aşk, gönüllerin genelinde benzer biçimler ve renklerde gözlenmekte
olup, ortak nitelik, durum ve görünümler taşır. Oysa sevgi her ruhta
kendine özgü bir albeni taşır. Ruhun kendisinden rengini alır. Ruhlar da
içgüdülerin tersine kendilerine özgü ayrı ayrı renk, tırmanış, boyut,
tat ve kokular taşıdığından; ruhların sayısınca sevgiler olduğu
söylenebilir.
Aşk, kimlikle ilişkisiz değildir. dönemlerin ve yılların
ilerleyişinden etkilenir. Oysa sevgi; yaş, zaman ve kişiliğin ötesinde
yaşar. Onun yüksek yuvasına günün, çağın eli yetişmez.
Devamı...