o kadar çoğaldı ki “bana ne!”lerimiz,
o kadar birikti ki bahanelerimiz...
o kadar benimsedik ki “bana dokunmayan yılan”ları “bin yaşa”tmayı!
sokakları kuşatan çaresizliği görmezden gelir olduk.
vicdanlarımızın sızısını kesiverdik,
...haksızlıkların fotoğrafını çekerken, haksızlığa uğrayanları kendi yalnızlıklarına terkettik.
hepimiz birimiz için olamadık;
içimizden çıkıp hepimiz için olmak isteyen birilerini küçümsedik,
ucuz kahramanlar listesine ekledik.
“böyle gelmiş böyle gider”leri ağrı kesici gibi yutup
başkalarına ağlayan yanlarımızı uyuşturduk
rahatladık, çok rahatladık...
oysa sen, oysa sen kalbimize sahip çıktın
onca kötülüğün içinde ‘’vicdanınızı tahriş edeni terk edin’’ dedin de,
‘’şüpheli olandan uzak durun’’ dediğinde de,
kalbimize güvendiğini sezemedik.
hoyratlıklarımızı vicdanımızın cetveline vurduğunu göremedik.
SENAİ DEMİRCİ