Çağımız erkeği, sokağa çıkınca geometrik saldırıya maruz kalıyor.
Dar
kotların ortasındaki üçgenlerin zalimliği sınır tanımıyor.
Yuvarlak
memeler, kıçlar freni patlamış kamyonların lastikleri gibi üstümüze
üstümüze geliyor.
Kübik tabloların arasında, Munch�ın
�Çığlık�larını atıyoruz.
Aleminyum folyo ile ambalajlanmış kadın
bacaklarına bakınca kot pantolonların tekdüzeliğinde kayıp gidiyoruz.
Moda
her çağda bir organa vurgu yapmaktır.
Bakınız atmışlı yıllara,
örneğin uzun takma kıvrık kirpikler.
Moda bu çağda, çıplak omuzları,
ortaya fırlamış memeleri, yoğurtçu kasesi gibi kıçları kalaylayarak poz
verdi.
Son vurgusu göbek deliğiydi, onu da tüketmek üzre.
Düşük
belli pantolonlarla, zaten uzun süredir kadınların kıç çatallarından
erkeklere doğrultulmuş sapanlar tehdit ediyordu.
Erkekliğin sabrı
ölçülüyor.
Erkekler, bu çağdan ya, evliya ya da cinsi sapık olarak
çıkacaklar.
Erkekler, bu geometrik akımın üçgenlerinde eşkenar
olacaklar.
Modernizm, uygarlık, çağdaşlık, feminizm, kadın hakları
diye diye, yurdumun tüm penislerinin boyunlarını yere eğdirdiler.
Erkekliğin
son kalıntıları korumaya alınmazsa, sit alanı yapılmaz ise hepten yok
olacağız.
�Bakmayın efendim� diyorlar.
Gören gözlerimizden körlük
bekliyorlar.
Biz de böyle bir teknoloji yok hanımefendiler.
�Erkeklerimiz
cinsel açlık çekiyor� diyorlar. Bunun suçlusu da sizsiniz efendim.
Bitirin Türk erkeğinin cinsel açlığını.
Gösterip gösterip vermediniz,
olacağı buydu.
Ya bugün çok yorgundunuz, ya da hep başınız
ağrıyordu. Olacağı buydu.
Zaten, erkek erkekliğini yapabilseydi böyle
gezemezdiniz.
Örnek mi? Hemen veriyorum :
Hz.Rabia, Bağdat�ın
ortasında çıplak dolaşıyor.
Görenler panik olmuş. İnsanlar gözlerine
inanamıyor.
- Aman Rabia ne yapıyorsun? Diyorlar.
- Şeriata
aykırı, diyorlar.
Rabia, �Kurban olurum Allah�ın yoluna, doğru
çıplağım, günah işliyorum, ama soruyorum size erkek kaldımı ki
Bağdat�ta?� diye cevaplıyor onları.
Evet kardeşlerim...
Bir an
evvel erkekliğinizi göstermezseniz, kızlarımız şebek kıçları gibi
deliklerini göstererek yürüyecekler sokaklarda.
Bu manzaraya
hazırsanız tamam, ama çok hoşunuza gitmediyse derman sizdedir.
Onları
gördüğümüz yerde sıkıştıralım.
Akrepler misali etraflarını çevirip
zehirlerimizi akıtalım.
Kübik çağın dairelerinden çember olmadan
çıkmayı ancak böyle başarabiliriz.
Yuvarlak hatlar istemiyoruz...
Ben
yine, Şehla gözlerin mahcup bakışlarından dantel dantel şiirler aksın
istiyorum.
Elleri, elleri üstünde hiçbir erkekle göz göze gelmemek
için yerdeki yaprakları sayan kızlar istiyorum.
O r k i d r e k
l a m l a r ı k a l d ı r ı l s ı n i s t i y o r u m.
Kadınlık
sizde, erkeklik bizde kalsın diyorum.
Eskisi gibi...
Her şey
eskisi gibi...
Yine eskisi gibi...
Anlaştık mı arkadaşlar?
-
Anlaştık.
- Öyleyse, bırakın laaannn kızı...
(Kadınlar
Üzerine Ahmet Abi'nin Gözünden Kaçanlar kitabından...)
Bülent
Akyürek