Bazı şehirleri özlemek, tek gözlü bir odaya toplaşıp, annenin yaptığı sıcak tarhana çorbasıyla ısınmayı özlemek gibidir.
O şehirlerin sokakları, annenin ellerine benzer. Ağrıdan çatlayacak
gibi duran alnını okşar durur gecenin bir yarısında. Annelerin duası
varsa, şehirlerin de duası vardır mırıldanıp durduğu.
Bu başağrılarım beni öldürecek biliyor musun?
Kalk Kudüs’e gidelim sevgilim. Tanrı şehrine gidelim.
Tanrı bizi gözetsin, korusun, kollasın Kudüs hatırına.
Kalbimizin ağrısı, başımızın ağrısı, ruhumuzun ağrısı hafiflesin şehre
yaklaştıkça.
Tarhana çorbası içer gibi içimize çekelim, gökyüzünde yaratılıp
yeryüzüne indirilen bu şehrin sokaklarını. Kudüs’ün bulutlarından tespih
yapıp “subhanallah” çekelim.
Peygamber sükunetine erelim şehrin sokaklarında. Tur’a çıkalım.
Bağıralım boğazımızı yırtarcasına; “Rabbimiz biz de aşk ehliyiz bize de
yüzünü göster!”
Tur Dağı paramparça olsun, kalbimiz paramparça olsun aşktan.
Kalk Kudüs’ gidelim sevgilim.
Meryem sırtını o ağacın gövdesine yaslayıp, bir intifada doğursun.
Alnında biriken terleri silelim. Ellerinden sıkıca tutalım. Rabbimiz
kuruyan ağacın dallarına meyveler versin.
Yahya peygamberin yanında büyüsün çocuklar. Elleri taş tutacak yaşa gelsin. Kalpleri aşk tutacak yaşa.
Sokaklarına atalım kendimizi. Adımızı söyleyelim kontrol
noktalarında. Horlanalım, ezilelim, bekleyelim saatlerce. Vazgeçmeyelim
inatla.
Kalk Kudüs’e gidelim sevgilim.
Çöp bidonlarının arasında dolaşalım. Bak şu küçük çocuk var ya
vuracaklar onu! Hani babasının arkasında duran. Başını babasının sırtına
dayayan çocuk. İşte o! Vuracaklar birazdan onu. Çöp bidonlarının
arasında dolaşalım. Endişe etme çocukların kalbine değen kurşunlar
sekmezler hiçbir yere.
Mescide gidelim. Yıkılacaksa üzerimize yıkılsın boşver. Sen elimi sıkı tut korkma.
Mescide gidelim. Bir bayram namaza kılalım şehirle birlikte.
Zekeriya’nın yanında saf tutalım. Ve Musa’nın ve İsa’nın ve Yakup’un.
Bekle birazdan Ömer de gelir buralara.
Şu beyaz sakallı adamı görüyor musun? İşte onun tekerlekli
sandalyesini itelim birlikte. Nereye gitmek isterse oraya. Hayfa’dan
aldığımız portakalları ikram edelim, o çok sever.
Birlikte Zeytindağı’na çıkalım şehre bakalım doya doya.
Kalk Kudüs’ gidelim sevgilim.
Tanrı bizi gözetsin, korusun, kollasın Kudüs hatırına. Kalbimizin
ağrısı, başımızın ağrısı, ruhumuzun ağrısı hafiflesin şehre yaklaştıkça.
Tarık Tufan