Acısı dinmişti yüreğimin. Yeniden kan pompalama gorevine tayin
edildikten sonra ufak tefek hasar tespitlerine koyulmuştum. Kaportayi
cilalamak, aslinda içimden geçen tam olarak bu mu bilmiyorum. Çünkü iki
yuzlülüğün daniskasi gibi geliyor bana. Yenileme süreci uzun sürecek
galiba biraz. Paslanmış, yamulmuş, boyasi atmış bir hurdaya ufak tefek
rutuşlarla kelepir diye birine kakalamak sanırım ticaret oluyor. Bu iş
ticarete benzemiyordu, zaten kakalamak eylemi de bana hiç mi hiç
uymuyordu. Beklemeliydim, bu şekilde bir kabul edici bulmak imkansız
değildi. Damarlarimda ki acı oranı gun geçtikçe azalacaktı nasıl olsa ve
kendiliğinden toparlanacaktı. Sıkılıyorum, sıkılıyorum, sıkılıyorum...
// Talat Altun