Darmadağın odam, ben yinede toplamiyorum. Kitaplarım sağa sola saçılmış,
notlarım kendilerini uçak yapmış uçuyorlar. Kalemler boy boy dizilmiş
içtimaya hazırlanıyorlar. Şimdi bir kağıt geçti başımın üstünden.
Duvarlara çarpıp yere düşüyor not tuttuğum ufak kağıtcıklar ürkek kuş
misali. Niye kaçmak istiyorlar anlayamadım. Kucağında çokça anlam
barındıran bir metin aheste adımlarla kapıya yöneliyor. Gün yüzü görmek
benimde hakkım dermişcesine. Sır gibi saklayıp kimselere göstermediğim
kendimce büyük yükler yüklediğim yastık altı notlarım var benim.
Etrafında alakasız şekiller olan. İlk okuyuşta anlaşılmayacak türden.
Aklımın odalarına hapsettiğim türlü olaylar. Hepsi kayitta. Bir gün
yüzüne vurmak için sakladığım lanet dipnotlarım. Noktası nerde belirsiz
belkide bitmemiş cümlelerim. Kırk haramilerin depoladığı hazineler
gibiler ama ben çalmadım. Çalınan hayallerimin bir iz düşümü hepsi.
Çuval çuval. Öyle açıl susam diye gerizekalı bir tabirlede açılacak
türden bir kapisi yok. Yok tabi ne sandın.
// Talat Altun