Tam sakinleşiyordum ya, sonra sinirleri tavan yaptıracak muhakkak bir şeyler bulunuyordu.
Öyle bir günün sabahındaydım. Sakinleşmiştim, sonra tekrar nefretin
boğucu kucağına düştüm. Nefret beni yiyip bitiyordu adeta. Aklıma her
düştüğünde vurup, kırıp, parçalamak geliyordu içimden. Sonra gidip
namaza duruyordum, dua ediyordum, ferahlıyordum. Daha O’nla buluşmamı
bitirir bitirmez arkamı dönmeden tekrar nefretin içine düşüyordum. Bu
nasıl bir hal almıştı artık bilmiyorum. Sanki her baktığım şey O. Her
yerde O. Yanılıyor olmam gerekiyordu ya da hayal görüyordum. Yoksa akli
dengemi mi kaybetmiştim? Yok lan. Sapasağlamım işte, bu satırları ben
yazıyorum. Yoksa bunlar da başka saçmalıklar mı? Olabilir, zaten düzgün
şeyler olduklarını da zannetmiyorum bu yazdıklarımın ha. Zaten kafayı
sıyırmak gerek biraz bunun için. Yani ne bileyim, huzurlu, mutlu bir
adam oturup da ne yazsın ki! Otursun mutluluğun tablosunu çizsin o. Biz
acımızla mutluyuz zaten.
Devamı...