Olmak ve de olmamak
Beş yaş insanın en olgun çağıdır; sonra çürüme başlar.
Ben Alper Kamu, birkaç ay önce beş yaşına bastım. Doğum günüm
yaklaşırken vaktimin büyük kısmını pencerenin önünde, dışarıdaki
insanları izleyerek geçiriyordum. Hızlanarak, yavaşlayarak, türlü sesler
çıkararak ve bir yerlere bakarak yaşayıp gidiyorlardı. Bir gün onlardan
biri haline geleceğimi düşünmek beni hasta ediyordu. Ne yazık ki bundan
kaçış yoktu. Zaman acımasızdı ve ben hızla yaşlanıyordum.
Hayatımdaki tek iyi şey artık anaokuluna gitmek zorunda olmayışımdı.
Zarardan kâr. Uzun süre annem ile babama anaokulunun bana göre bir yer
olmadığını anlatmaya çalışmıştım aslında. Bütün rasyonel dayanaklanyla.
Hiçbir işe yaramamışa maalesef. İlla ki uykumda kan ter içinde tepinmek,
servis minibüsü kapıya geldiğinde küçük çaplı bir sinir krizi geçirmek
gibi yöntemlere başvurmam gerekecekti derdimi anlamaları için.
Kepazelik. İnşam kendinden utandırıyorlardı.
Devamı...