Soluklanmak için bir banka oturmuştuk. Birbirimizin yüzüne
bakamıyorduk, konuşmuyorduk. Birden polis seslerini tekrar duyduk ve
Cehennemde ki zebanileri görmüşcesine topukladık.. Ciğerlerim şişmişti,
sanki sirenler toooomi toomi diye ötüyordu. Allah'ım hiç bu kadar köşeye
sıkışmamıştım. Uzun zamandır dua etmeyi akıl edemediğim için şu durumda
dua etmemin utandırıcı bir hal olduğunu kanıksayarak duaya durdum, (
durmadım tabii ki koşuyorum o sırada.) Allah'ım beni affet.
Allah bizi affetmeyecekti..
Ara sokaklardan birine
daldım, buraları avucumun içi gibi bilmek benim için büyük bir şans.
Bahattin hemen arkamdaydı, nefesini ensemde hissedebiliyordum bir an
olsun aradaki mesafeyi açmıyordu. Tam şanına yakışır bir felaketti bu,
Bahattin pantolonu cart diye patlattı. Ses bombası etkisi yapmıştı
kulaklarımda. Kahkaha atmaya başladım, Cart Bahattinin pantolonu
CARTlamıştı ne de olsa.. Bir yandan enseme şaplak atarken bir yandan
gülüyordum ve hala koşuyoruz.. Büyük bir iş başarmıştık kendimizce.
Sokaklardan geçerken anılarım da bir bir gözümün önünden geçiyordu.
Arkamda polisler, Bahattin enseme şaplak.. , dua, ve yetmezmiş gibi
şimdi de anılarım.. Her şeyi bir kenara bırakıp yol kestiğim, adam
şişlediğim günler aklıma düşüvermişti birden.. Ben hiç insan gibi
davranmadım kimseye. Zaten ben insan değildim, farkındayım. İsmiminde
neden Tomi olduğunu çevremdekiler kadar bende iyi bilirim. Hayvandım,
yol keserdim, tiner çekerdim. Bir keresinde komşunun oğlunu satılığa
çıkarmıştım organ mafyasına.. Neyse. Hayvanlıktan ileri gidemedik işte,
kader ? Bahattin ile banka soymuştuk ve koşuyorduk en nihayetinde.
Polislerden bir kaçı kalmıştı arkamızda çoğu tökezleyip yere düştü ve ne
kadar işine sadık olduğunu da belli etmişti. Neyse düzenden eleştiriden
kaçmak gerek. Hırsızlık zaten yeterince başa bela.
Arkamızda ki
polisler artık peşimizi bırakmışlardı. Yepyeni bir günah ile ertesi
günün başlaması için pinekleyeceğimiz döküntü yuvamıza gelmiştik
çoktan... Yeni günahlara selam olsun! ( Allah'ım affet..)