Pardon, biraz önce bana evlenme teklifinde bulunan beyefendi siz miydiniz, yanlış adamla evlenmek istemiyorum!
Pardon, tam dört gündür hiç kıpırdamadan bu şezlongda yatıyorsunuz, bir domates kadar kızardığınız halde hiç kıpırdamadınız, böyle devam ederseniz sizi dürtüklemek zorunda kalacağım!
Pardon, sandalyeme raptiye koyduğunuz için size minnettarım, bu sayede üç yıldır bir türlü yetişip alamadığım örümcek ağını tavandan aldım.
Pardon, sağ omzumun yan tarafında kocaman bir sivilce çıktı, penaltıyı sol tarafıma atarsanız çok sevinirim, söz kurtarmayacağım.
Pardon, fotoğraflarda gözlerinizin kırmızı çıkması benim suçum değil, sizin gözleriniz zaten kırmızı!
Pardon, içinizden ne geçtiği gözlerinizden okunuyor, mamafih puntolar biraz küçük!
// Gökhan Özcan