Mailinizi yazarak Maillistemize abone olun!

Baba yarısı, vefasız karısı

Aylardan hep kasım, günlerden hep perşembe ve saatin de hep öğleden sonra üç olduğunu düşünün; ben Alper Kamu beş yıldır, yani doğduğum günden beri, işte böyle bir dünyada yaşıyorum.
Bendeniz yemek masasının altında hara-kiri yapmanın inceliklerine dair resimli bir kitabın sayfalarını çevirmekteyken sevgili validem her zamanki gibi çamaşır yıkıyor ve dışarıdan gelen seslere bakılırsa mahallenin kedileri de yakaladıkları bir kuşu parçalıyordu. Ortalama uğursuzlukta bir gündü anlayacağınız. Derken zil çaldı. Felaketlerin kokusunu alma konusunda dünyanın en yetenekli insanı olan annem çamaşır sepetini kenara fırlattığı gibi bir solukta kapıda bitti. Gelen babamdı. Hiç konuşmadan öylece duruyordu. Bir süre sessiz birbirlerine baktılar. Ben de olduğum yerden sessiz onlara baktım. Sonunda annem, “Abim?” dedi ve babam hıçkırıklara boğuldu. Evimize yaptığı ender ziyaretlerde, bana harçlık olarak her zaman tedavüldeki en büyük parayı vermesi hasebiyle az çok sempatimi kazanan Nebi Amcamın ölüm haberini işte böyle almıştım. Kim bilir, belki evimizi terk ettiği anda ilgili banknotu derhal anneme teslim etmem gerekmese ona derin bir sevgiyle bağlanmış dahi olabilirdim. Netice itibarıyla insanın varlıkların en yücesi olduğunu ben söylemedim, değil mi?
Babam güç bela kendini tuvalete attı. Beş dakika falan sonra dışarı çıktığında gözleri kan çanağına dönmüştü. Saçları ve yüzü ıslaktı. Çok seviyordum onu. Zaman zaman keşke bunu ona daha çok gösterebilsem diye düşünüyordum. Annemle bir şeyler konuştuktan sonra ceketini sırtına geçirdi. Yanına gidip, “Başın sağolsun baba,” dedim. Eğilip beni öptü. Bir şey söylemedi. Sanırım ağzını açsa tekrar ağlayacaktı. “Nereye gidiyorsun?”
“Hiç… Hiçbir yere yavrum,” dedi annem ve üzülerek belirtmeliyim ki bunlar, her zamanki sözlerinin mantığa uygunluk ortalamasının çok altında sayılmazdı.
Babam bir iki yutkunup, “Amcanın evine oğlum,” dedi. “Birkaç parça bir şey alacağım oradan.”
“Ben de geliyorum,” diyerek lastik ayakkabılarımı ayağıma geçirdim.
Annem bir trajedi sahnelemeye hazırlanıyordu ki babam bir kaş göz hareketiyle onu durdurdu. Ne de olsa kendisini daha önce gecenin bir yarısı İstanbul’un bir ucundaki meyhanelere kadar kovalamışlığım vardı ve kafama koyduğum şeyi, şöyle ya da böyle mutlaka yapacağımı biliyordu.
Babamla gezmeye çıktığımız birkaç sefer amcamın evine de uğramıştık önceden. Beyoğlu’nun izbe ara sokaklarından birindeki izbe bir apartmanın en izbe dairesinde oturuyordu. Evin içi dışından bile daha berbat bir haldeydi. Bütün eşya, döküntü birkaç parça mobilya ile kırk yıllık siyah beyaz bir televizyondan ibaretti. Ortalığı öyle bok götürüyordu ki, ancak açlıktan ölmek üzere olan bir fare, sevdikleriyle helalleştikten sonra içeri adım atmaya cesaret edebilirdi. Rutubet, bir astımlıyı tek nefeste ölmüşlerinin yanına postalayabilecek düzeydeydi. Üstelik öyle yoksul biri falan da sayılmazdı amcam. Varlıklı değildi kuşkusuz ama iyi kötü bir emekli maaşına sahipti ve kendine daha düzgün bir hayat kurabilirdi. Peki neden böyle sefil bir hayat sürdürüyordu?
Anneme göre, aşk yüzünden.
Amcam, deli gibi aşık olduğu karısı Feriha yıllar önce onu terk edince hayata küsmüş, perişan olmuş. Annemin söylediklerine bakılırsa, evliyken amcamla yengemin dört dörtlük bir hayatları varmış. Etiler’de harika bir evde yaşıyorlarmış. Evleri her zaman tertemizmiş. Feriha Yengem temizliğe o kadar düşkünmüş ki, misafirler pis adımlarıyla evin olur olmaz yerlerini kirletmesinler diye halılarla onlara bir yürüme yolu çizmiş. Evde ancak, sınırları halılarla belirlenmiş bu daracık alanlarda yürüme imkânı bulunuyormuş. Yengem evde basılmaması gereken yerlerin altına mayın döşemediyse bunun nedeni kan lekesinin çok zor çıkmasıymış. Deterjan, çamaşır suyu ve leke çıkarıcı donanımlı bu peri masalı herhalde biraz annemin harikulade hayat tanımıyla ilgili. Her durumda, anladığım bu ikisinin on yıl kadar iyi kötü birlikte yaşamayı başarmış olduğu. Sonra bir gün hangi nedenleyse aralarında bir kavga çıkmış ve amcam “her şeyi yengeme bırakarak” evden çekip gitmiş. Gidiş o gidiş. Feriha bir süre sonra laz bir müteahitle evlenmiş. Amcam da işte bir garip Mecnun olmuş.
Amcamın yaşadığı -ve öldüğü- apartmanın kapısına varınca babam kapıcının zilini çaldı. Epeyi bir bekledikten sonra otomatiğe basıldı ve biz de içeri girdik. Ufak tefek, kel, bıyıklı kapıcı bize boka bakar gibi bakıyordu. “Eşyaları almaya geldin herhalde,” dedi apaçık bir küçümsemeyle.
“Ne eşyası?” dedi babam. “Evi göreceğiz…”
Kapıcı bir şey söylemeden, fesupanallah modeli bir iç çekişle dairesine girdi. Evinin kapısını açık bırakmasına bakılırsa bir ara avdet etmeyi de planlıyordu. Nitekim birkaç dakika sonra elinde bir anahtarla tekrar karşımızdaydı. Kafasıyla üst kata çıkan merdivenleri işaret ederken gereken açıklamayı yaptı: “Şşüööö…” Ağır ağır üst kata güdülürken neden bize bu kadar kızdığını da öğrenme şansımız oldu. “Sağlığında hiç bakanı, ilgileneni yoktu zavallının. Arayıp soran bir akrabası neyin… Biz de olmasak çoktan ölür giderdi ya… Helali hoş olsun.” Hakikaten dokunuyordu bu laflar babama. Yüzünden anlayabiliyordum. Biraz daha uzatırsa bayramlık ağzımı açacaktım çaresiz. Merdivenleri konuşmadan çıkınca, vicdanımızın sesi kapattı artık çenesini diye umutlanmıştım. Ne ki puşt en ağır saldırıyı en sona saklıyormuş. Amcamın dairesinin kapısını açıp ışık otomatiğine bastı ve kıllı parmaklarıyla zemini işaret etti. Yerde, yarısı dairenin içine uzanan, yuvarlak kocaman bir leke vardı. “Nah burada ölmüş,” dedi. “Bu da kan lekesi. Bütün gün temizledim dün, bu kadar çıktı. Kan kaybından gitmiş zaten zavallı… Bu devirde mide kanamasından adam mı ölür? Biri olsa, kaldırsa hastaneye kurtulurdu ama…”
Babamın içeri adım atarken sendelediğini fark ettim. Yüzü kireç gibiydi. Arkasından eve girip elimi hâlâ eşiğin diğer tarafında duran kapıcının koca göbeğine dayadım. Herifçioğlu darbenin bu kadar alçaktan geleceğini beklemiyordu besbelli. Suratıma boş boş bakarken dairenin kapısını suratına çarptım. Dünyadaki sefil varlığımın müsebbibi adamın elini tuttum. “İyi misin baba?”
Babam zoraki gülümseyerek başını evet anlamında salladı. Derin bir nefes alıp amcamın salonuna yöneldi. Peşinden gittim. Perdeler kapalıydı. Muhtemelen yıllardır. Odada karşılıklı duran iki sedir, boş kitaplık, televizyon ve televizyonun karşısındaki tek kişilik koltuk… Hiçbiri insanda en ufak bir duygu uyandırmıyordu. Ya da sevgisizlik bir duyguysa, bu evin insana hissettirdiği tek şey buydu. Bir barınak olmanın dışında en ufak bir anlam taşımayan dört duvar. Amcamın bu eve neredeyse bilerek kötü davrandığı gibi bir düşünce belirdi kafamda. Belki de bu hayatını reddetmek, başka bir türlüsünün mümkün olduğuna, hâlâ mümkün olabileceğine dair bir umudu korumasını sağlıyordu. Kim bilir?
Elleri pardesüsünün cebinde ortalığa şöyle bir baktıktan sonra, herhalde ağladığını görmeyeyim diye hızlı adımlarla evin iç kısmına yöneldi babam. Ben de onu rahatsız etmemek için televizyonun karşısındaki koltuğa çöktüm. Koltuğun hemen yanıbaşındaki küçük sehpanın üzerinde bir votka şişesi duruyordu. Böyle durumlarda çoğunlukla şişenin yarısının boş olduğunu düşünme eğilimi taşısam da, söz konusu alkolken diğer tarafa yoğunlaşmaktan alamıyordum kendimi. Şişenin kapağını çevirip ucuz votkayı kafama dikledim. Ağzım dilim cayır cayır yandı ama çivi çiviyi söker deyip bir yudum daha aldım. Babamın biralarının dibinde kalanları gizlice dikleye dikleye ciddi bir alkol alışkanlığı edinmeye başlamıştım galiba.
Biraz demlendikten sonra kalkıp içeri göz attım. Babam, amcamın yatak odasındaki komodinlerin çekmecelerine bakıyordu. Ben de ağır ağır antreye yürüdüm. Antredeki tek mobilya çift kanatlı, eski, kocaman bir gardıroptan ibaretti. Gardırobun iki kapısını iki yana açtım ve gördüğüm manzara karşısında ufak bir şaşkınlığa da kapıldım. Hepsi çok eski olmakla birlikte, hayli şık takım elbiseler, armalı ceketler, fularlar, eksantrik gömlekler… Hiç, böyle bir evde yaşayan birinin sahip olduğunu düşüneceğiniz türden giysiler değildi bunlar. Doğrusu sırf bu gardıroba bakan biri rahatlıkla, mezarına haber gitmesin, rahmetlinin eski pezevenklerden olduğuna hükmedebilirdi. Gömleklerden birkaçı benim de hoşuma gitmişti açıkçası ama bir gün o boyutlara ulaşabileceğime dair pek bir umudum yoktu, o yüzden hepsini olduğu yerde bırakmaya karar verdim.

Yorumlar

Yorum Eklenmemiş...

Yorum Yaz

Adınız: *
E-Mail Adresiniz: *
Web Sitesi:
Yorum: *
Güvenlik Kodu: *
 
Son Gönderilen Tweet
  • Loading Tweets..
FikriMühim
Arama
  Ara
Sohbet
Edebiyat Haber
Photobucket
Birazoku
Ne Yapmalı?
Tag Cloud
Etiketim Talat ALTUN Muhammed (s.a.s) Kur Aşk tarık tufan kitap tanıtım gözlerin ,title= tufan çiçek çok özledim dilimin ucunda İbrahim Tenekeciden.. İbrahim Tenekeci/ Uçuş Denemeleri ibrahim tenekeci Güzellik Uykusu Sevgi Güzel Aşk Sözleri İlginç Sözler Derin sözler manalı sözler Şiir i.tenekeci İbrahim Tenekeci Ağır Misafir bülent Akyürek İçinizdeki Öküze OHA deyin kadınlar üzerine erdal demirkıran güzel sözler otun değeri sigara zina alkol serdar özkan kayıp gül timaş yayınları sevmek sevilmek küçük iskender fotoğraf küçük iskender,şiir,şiirler,fotoğraf,aşk güzel çocuk Güzel Söz Küçük İskender buna ayrılık denmez Cemal süreyya senin kapın olsun açılan Nazan Bekiroğlu ceyhun yılmaz simit cennet simit parası ile cenneti satın almak ALLAH Hz.Musa Seven Razı Olur bediüzzaman arkadaşlık siz Hangi Harfsiniz Kuranda Kelam-ı Kibar gafil kişi İman ve Can üç nokta ah yusuf ile züleyha ayine-i devran Yusufun duası Yusuf olmak yusuf olmak bir erdemdir Mehlika AsilTürk Sahip olmak zor Aşk Dediğin beklemektir sadakat Elif Şafak Mahremiyet Dost Dostum insanlık sevgili insanlık anna Onlar Gitse De Kokuları Kalır Üzerimizde - senai demirci gözlerime kapatma davası açın ölen kızlar için ninni islami işletim sistemi ubuntu linux Hadis-i Şerif zaman yusuf olabilmek video ölüm ve kabir Sabah Namazına Nasıl Kalkılır ? namaz sabah dua duanın önemi merhamet bir gün gelir gitmek gerekir her yerden tiki ümmet cool naat esra elönü elif vav elif olma vav ol sen herşey değilsin ayrıldıktan sonra geyik komedi kız arkadaşın yokmu diyalogları gençler alkol var mı komik şeytan şeytan müşteri hizmetleri La sonsuzluk hecesi sevgili dost hayal meyal haleti ruhiye yetmez mi hüsrev hatemi Karanlık Öyküler ismet özel neyse ayrılık cümle kelime katlimden sonrası PAŞA ÇAYI ve CAMİ YAPTIRAN BEYNAMAZLAR… NAZIM okudum ama HİKMET’ini göremedim… facebook veda 4 ay kpss filistin çocuk islam savaş acı hikaye nazım hikmet züleyhanın yükü tek ayak iki güvercin bırakma yaşamak cahit sıtkı tarancı desem ki vuslat nebi bir baba baba boğuluyorum huzur Ya Hak Ya Rab Üşüdüm Anne üşüdüm anne beklemek ruhum bedenim karanlık uzak şehirleri başörtüsü hayat ben nereye gidiyorum kaldırımlar belediyecilik belediye zor zamanlar peyami safa doğum günüm cumagünükutlamaları Aşksız kadınlar coğrafyası Hilal akçay tarık tufan anna doğunun uçkuru batının fermuarı Tikky Tesettür Converse Hicab... mustafa saka Lailaheillallah strese girenin imanından şüphe ederim bir adam girdi şehre koşarak gençislam.com ayın üyesi madlove web siteleri için konuşan insan animasyonu kpss ertelendi tecvid dersi gibi mektup ramazan bayramı gencdergisi gencgonulluyuz Güncellenmemiş Hayat Bilgisi Dersleri çocukların öldüğü her yer gazze tarık tufan kalk kudüse gidelim sevgilim yalnızlığınız nasıllar ? Sizin hiç hayatı kaybettiğiniz oldu mu? Birazdan Yıldırımlar Düşecek Kentin Sokaklarına Psikiyatristler, Modern Mesihler bahanelerimiz kızılderili atasözü facebook çanta facebook çanta sırrı kızlar arasında facebook sırrı level dershaneler kapatılsın parklar yapılsın kalp ve göz Aşk... Ezelde bir merhaba idi; hâlâ ki odur... döngü sır katibi Kâtib-ül-esrar Öyle çok pazarlık ettim ki hayat rehberi Ya Sen Gel Sevgili, Ya Ben Geleyim... Dört Elif Miktarı Uzayan Sevgiler Gibi.. ismail kılıçarslan-cinnet modern murat menteş murat menteş başörtüsü bildiğim birşey varsa ümit yaşar oğuzcan ali şeriati aşk ve sevgi seni düşündüğüm türkü afşar timuçin ölüm.. kendimi arıyorum meşgul çalıyor fark olmalı fenerbahçenin 29.yılı yeni yıl Sunay Akın Cahit Zarifoğlu c# console application kullanıcı tanımlama selver küçüktepe/git mitat gezer murat ince / git Alper Gencer, Hep / Hİç ben senin için sigarayı bıraktım kadın alper gencer peygamber murathan mungan yaralar kumru neden kumru ahmet şerif izgören yağmur ıslak ali ural imtihan yaşam yazar melek Gökay Birkan Sucaklı soruyorlar evli misin kader kısmet 21.yy. da halimiz 10 yıl önce türkiye 10 yıl sonra türkiye kemal kılıçdaroğlu ke-mal kılıçdaroğlu vaatleri yalandaroğlu dağıtamıyor hiçbir güneş BLOG SQL oğullar ve rencide ruh alper kamuda intihar etti fatih emrah serbes Ali lidar Yatağını şaşıran bir ırmak Önce göl olur, sonra yok.. -Doğanın kanunu- çocukluğumuz annelerimiz sokaklar kim istedi bu düzeni terli terli su içmek sokak araları eskiye özlem ahmet kaya korkarım kahretsindi hep arkada hayatın dikişi tutturamadık ömer karaoğlu vesaire hatıra defteri ölümlü hayatımın ölümsüz sevdası ah muhsin ünlü ben unuttuğun gibiyim hala kirliyiz biz dünya kirli elimiz ayağımız kir içinde ateş üzülmeyin elbet gidişat hasarım büyükmüş labirent dünya bıçak boğaz mavi bir ölüm seyfullah kartal [HQ] video izle Alper Gencer, Ölmek Gibi Sevmek elime elin karadenize sis içimde ki cayırtı 1 Tomi Polisler Cehennem zebaniler İçimdeki cayırtı 2 cart bahattin ses bombası alper kamu alper canıgüz yeni kitaptan kesit oğuz bal güneşim gülüşüm bereketim çıplak dengesiz elbise mutluluk dublörün dilemması nuh tufan erken kaybedenler bülent akyürek e ithafen israil diplomasi içimdeki cayırtı 3 tinerciler hırsız hayvan tomi içimdeki cayırtı 1-2-3 tominin maceraları okuma listesi murat menteş kitapları pkk çin malı doğu türkistan israil malı kulanma gavur icadı cep telefonu kullanma islamik martavallar ahd ettim güleceğim gözlerim kanarcasına ah ettim reankarnasyon intihar sebebim hatırla Yazilmis tum şiirleri dalgalar aşıyor talihim yok bahtım kara nasipsizim ben saçmala karşımda aşkı gözlerimde ara çırpınış herşey öylesine üç nokta. düşlediğim gerçekler gerçekleşmeyecek küçük çocukların gökkuşağı yandım yağmura yalın ayak kararsın dünyam meymenetsiz surat mananın manasızlığı kapkara gündüzler doldum ben taşıyorum beyler asıl diye birşey yok ah bu ben uzak durun ey acılar ah ben çok saçmaladım rabbim kimsesizliğim sonradan beklemedim say gitsin ! yansın içim pişmanlık affı tabancamı uzat bana asi yüreğim ayşe şasa delilik ülkesinden notlar bir ruh macerası kemal sayar çay kafayı bulunca sayfalarca neyine tutuldun bu adamın kaç yüzlüyüm ben üzül yukarı çıkmak için üzül Körpe Çocuk Misali.. l gözüm kulağım dilsiz sağır yüksek ses Peşine Düştüğün Hayal Bizim Değil Çocuk ! uzaklar gelin lan sakinlik militan insanlıktan çıkmak nefretim kaçmak sohbet elveda kalp kan pompalama görevi hurda kakalamak anılarım yaşanmamışlıklarım lanet sahte palavracı keşkeler bir çay bardağı aksiyim karadeniz anormal arkadaş heycan sessizlik tek göz evimden gece yarısı saçmalıklarım toplum saf katil ordu cinayet 3 haziran 2011 yalanlar dayan gökyüzü mavi ezilme görev insanoğlu şehitler ölmez doğumgünüm dört mevsim aksi kırgın kızgın 23 uçurumlar gazete parçası ikinci bahar kanlı hayaller karanlığım benim sevgilim Ok, k.i.b. , bye, optum. Ayiya dayı ışık uyan sendeleme millet koca bir hiç müptela fiyasko asfalt gemi ağır ağır git sancılarım ahmet altan beni tut kadir gecesi nankör insanlık kelimeler sacmalik bu şehir sadece gidiyorum bir çift yaşlı göz cennetin anahtarı ruhsuz insanlar silik çizgi sermaye yalan söylerken samimi misin adamsın! Dürüst doğru sahtekar çalınan hayaller kitaplarım notlarım uçak olmuş çuval kırk haramiler eylül gibisin yaprak dökümü ah o gemide bende olsaydım bilişimci imam kısa bir not git bu şehirden sonbahar ayna ayna binbir yüzlü insanlar bağırmak yasak hayallerim frekans sabr şiddet satılık düşler kiralık hayaller kafa bu hüzünlerim savaşlarım çocukluğum Sabretmem gerek uzaklaşmam gerek Zor olacak ileri geri selam nefret varım zihnimde ki meşguliyet. bedevi çöl serap hapis sorular düşünceler sıralı cümleler2 eşek at su çiçekler cüzdan cahil kestane talat altun formspring sorun bana facebookdan aparılma cümleler sıralı cümleler3 Pişman olmamak için yeterince pişman olmayı başarabilmek Bu bir soygundur hayal zabıtası karanlığım tehditkar cümleler yıllar Türkiye beyin falsolu düşünceler tahribat muhafızlar kahve facebook profilimden aydınlık-karanlık zıt yönlerin hoşluğu kraliçenin pireleri yalnız hüznü vardır kalbi olanın gencyazarvesanatcilardermegi amelbook harun kırkıl BlogSA Eklentileri BlogSA Facebook beğen butonu otomatik facebook beğen butonu BlogSa FacebookLike BlogSA FacebookLike Eklentisi Zor adam! leyla ile mecnun Kelimeler Albayım, Bazı Anlamlara Gelmiyor [ Tehlikeli Oyunlar - Oğuz Atay ] blogsa ismail kılıçarslan meksika sınırı iyi günler ilerde anneanne bumerang blog ödülleri adayı talataltun.com hasta yoğun bakım ünitesi morfinli düşünceler Gözlerim karanlıkta Mezar ruhunuzda patlak Hücreler Kuşadasında Paris oğuz atay tutunamayanlar korkuyu beklerken Filistinli Anne franz kafka Milena yandım kul oldum gökhan özcan Mabel Matiz Arafta talha bora oge korkmuyorum aşktan yaşıyordum ben hayal dünyası ideal dertlenmek sağlam yürek hürriyet advertorial koşarak tökezlemek ağır aksak cinayet sebebim el ense ata demirer tek kişilik dev kadro 2 full sayha dergi aklım çıktı koca gökyüzü parla sön dinlen bir nefes al dinle Hatasız Kul Olmaz parçasına Murat Menteş yorumu Murat Menteşin roman listesi mola yok aklından geçen en iyi 10 türk romanı Sizin hiç sokaklarınız kayboldu mu? güne başlamak turgut uyar ismail abi gidelim buralardan şekerpare’ler izmir’e dönmeye programlıdır üzülme Hoş Geldin Ya Şehri Noel(!) kahverengi göz vazgeç benden sessiz tutsak güneş WEB SİTESİ OLMAYAN ŞİRKETLER. DİKKAT !!! Fatih Aytekin SelcukAjans 4TWeb Hosting Rahmetle... mehmet akif ersoy kolpa bir teselli ver kitap okuma pozisyonlarım özledik seni kardeşim BİR DELİNİN MAL BEYANI.. İSTANBUL erhan güleryüz özlemek savruldum koca bir fırtına Yiğit Özgür Gideceksin.. Bir eylül ayında ve günün herhangi bir vakti gideceksin Puslu bir eylül ayında gideceksin. Yokluğuna alışmamalıyım. Fetih 1453 insanda biraz acı flört günlerimizi hatırlıyormusun ? Gina G-Ti Amo Kadın Cenneti Ayaklarının Altından Attı Ve Topuklu Ayakkabı Giydi... Bir bumads advertorial içeriğidir. KADERİN ELİNDEKİ USTURA Dublörün Dilemması adım adım film olma yolunda.. Kelimeler Albayım, bazı anlamlara gelmiyor… İbret alana bu fotoğraf çok şey anlatıyor! tarık tufan selçuklu söyleşi ya sabr Gel dedim gel dedim gelmedin yarim.. ali ayçil-çürük Güven ADIGÜZEL Dağınık bıraktığımız tüm zamanların adıyla başlamıştık çünkü hayata… İstiklal Marşımızın Kabulü Gitmemek ve dönmemek Google Artık Sesli Arama Yapabiliyor! A.Şerif İzgören miras Şimdi çiçek açma vakti bu büyük sevdaya Eylül Aralık Bir şey var aramızda Gülüşerek Artvin-Şavşat Yerden Göğe Güzellik Şavşat HD (Bölüm 1-2) İsviçreli hücremizi bilim adamları Aşkname Aşık olduğun sevgili ölenlerden olmasın.. Şibli (k.s) İskender pala mecnun iskender erdal bakkal -Leyla ile Mecnun- reçel Seyfullah Kartal- Mavi Bir Ölüm Bu kadarı çok fazla. ihaneti şık duran insanlar Bloğumuz tekil ziyaretçi sayısı ziyaretçi google analytics ( Suskunlar ) Ahmet Kaya - Penceresiz Kaldım Anne İçerden Ölmek- Robert Silverberg acıklı Kömür ve kül çürüme - Fazıl Hüsnü DAĞLARCA / İnsan Ateşi - ağrıdıysa Ekmek leyla ile mecnun - mecnun geçmişe gitmek için tcdd gişesinde Bloğa Nasıl yorum yaparım? korkma ben varım suskunlar " bu yara bitirecek seni" Biscolata Püskevit Reklamı - Leyla ile Mecnun Kazak ördü diye kız mı istenir, Zeki? formspring.me Maymun iştah hikayeleri- giriş,gelişme, sonuç. Garanti Bank reklamlarında bunu demek istiyor olabilirmi sizce Bir Küçük Zaman Pilli Bebek -Olan Biten Mustafa Ulusoy - Yaratıcıya Surat Asmak “Sakine’nin Mil Çekilmiş Gözleri.” Haybeden kendini avutmaca -1- İsyaaeeeeaann Gönül İşleri Bakanlığı Babalar ve Kızları Acizane haykırışlar tesettür style tesettür sitil islami style Ön yargılı değilim ben! // A.Cahit Zarifoğlu Kendini avutmaca -2- İşte Aranan İkili: Projektör ve Kamera Mesafeler Ağlama karanfil Eşref Ziya Terzi Huzur bu kadar basit bir denklemdir işte « Tarık Tufan » Çay isteyen? Gitmeler.. Dönmeler.. Öfkeler.. Bir bavul Şule Yüksel Şenler elhamdülillah! Not : Sıcağı seviyorum Hayattan derin bir nefes çektim [korkma ben varım] Yahya bin Muaz Rum Kayzeri Kisra Karun Firavun Ebu Cehil Ebrehe Diyelim siz birine âşık oldunuz Murat Zelan Sebepsiz hüzünlenenler var mı aramızda? Burak Aksak Öyle bir andı. Sonra ben uyudum! Sana kız vermem SELVİ BOYLUM AL YAZMALIM, ÇİÇEK ABBAS, DEVLERİN AŞKI doğa için çal 4 Artık kıyamet daha yakın Bir Öykü Kadar Kısa, Bir Roman Kadar Derin Hayatlar Murat Karaca Otomobil Jantı, Tarantula ve Pırasalar iskender pala OD Nasılsın? Ne oluyor Yavuz? blogsa son twitler eklentisi BlogSA Son Twitler Eklentisi Kullanıma Hazır! Beni neden sevmedin? Sosyal Mesaj Sahte profiller hangi amaca hizmet ediyor? sahte profil çılgınlığı sosyal ağlar NEYDİK NE OLDUK Ah bu şarkıların gözü kör olsun mantığın kabul etse de ruhun kusar o çorbayı! necip fazıl kısakürek Şimdi bir de türkü tuttur derinden Ferruh Ferman Konyanın gerçekten bir tramway çilesi varmış arkadaş! Kampanya 1 blog kurulumuna 3 kitap Mutlu musun ufaklık? karmate Ben Sadece Ben Olmak İstiyorum ve ben gün aydınlıktır diyorum hala Tercihlerimiz.. Takipcilerimize facebook sayfamız derdimi anlattım, sözü yormadan Tanınan değil, bilinen biri olmak istiyorum.. fermuarın mucidi Yanlış bir şey yapmıyorum ben Zeki kadınsın.. maillist abonelik Bende atipik şizofreni var Behzat Ç. Saçma sapan konuşma la Kitaplarımızı kurban etmeyelim daha fazla bu nasıl bir bağ Merak edenlere bloğumun hammeddesini -hammaddelerini açıklıyorum canımın için böyle şeyler yalnızca romanlarda olur. “Karına sıcak tuğla basmayı öğretecem” Çalı çırpıyla uğraştırma kızım beni! donatello , mikalenjelo , leonardo , rafeel , Bedri =) Öyle karşıla ki Blogsa Yazılara Smiley Eklentisi Cinnet geçirmeye çeyrek kala sedat uçan-yalan dünya zaman tünelim sıralı cümleler5 hayatının önünden ali ayçil bugün inceyim kararlarımız iyi hatırlıyorum Aldırma ALLAH(c.c) bizimle! kararlıyım taviz edi ile büdü ben böyleyim konya kültürpark Soluksuz kaldım, nerdesin ? Suskunlar / Iska(İbo) - Bir Fırtına Tuttu Bizi Sen bana Fransızca ağla ben sana Türkçe.. Anlayacağın her şey Allahın emri Acıkmıştı, sigortalı işçi Onur Akın Geceyi Sana Yazdim Ne sen Leyla olabilirsin, ne ben Mecnun..
Blog Sayaç
Twitter Takip