
ömrümün bu paslı çivisi göğsümün tam orta yeri
içim volkan, dışım kuzey buz denizi
hedefim açık; aldığım ilaçlar olmasa
patlatmak dağlarında yürüdüğüm bu yerküreyi
// Tenkit.
Belki; belki cümlesi kadar hayat karartan, aynı zamanda umut vaad eden bir kelime daha bilmiyorum. Kim soktu lan bu belkiyi hayatımıza?
// Talat Altun
Sessiz bir haykırış, kulaklarımı sağır ediyor.
// Talat Altun
Yolda adama selam veriyorum, aleyküm selam sağolasın diyor. Ne güzel bir yürek.
// Talat Altun
"Allah insanın mayasına ne katmışsa, bazı şeyleri asla ifade edemeyiz."
// Murat Menteş.
Bugün çay bahçesine gittim. Oturdum kendimle karşılıklı, iki de çay söyledim değme keyfime. Bir eksiklik vardı sanki ama neyse... Ayhan Selek
//Talat Altun
Umutsuz ev kadınları. Ne kadar güzel bir isim değil mi ?
Dizi yapmışlar. Evinizde umutsuz ve de mutsuz iseniz. Nasıl fingirdemek gerektiğini dizimiz sağolsun ev kadınlarımız cahil kalmasın diye ekranlara taşımış. Allah razı olsun ne diyelim.
Öküz herifler. Ben çok rahatsızım abi. Kanal D'yi tividen siliyoruz.
// Talat Altun
İnsan bir kitabı okumak için çıldırır mı? Ben çıldırıyorum!
// Talat Altun
''Ben gitmek zorundayım biliyorsun,sen kalmak. Böyle mi olmalıydı? Senin hazırlığın daha bir benziyordu güz vakti uçurtmalara. Söyle bakışlarını da vererek ellerime:
gitmeyebilsek,kalabilecekmiyiz?"
// Gökhan Özcan.
"hayatım, gözlerimin önünden film şeridi gibi geçemiyor, çünkü hafızam yanmış bir sinema kadar boş.
//Murat Menteş
Soru'n şu: yeni Sinanlar, Itriler mi olacağız
yoksa batının karikatürleri mi?
// Alıntı.
Yaşamak istemediğiniz bir şehirin bütün sokaklarını gezmek zorunda olmak kaderin size çıkarmış olduğu bir yaptırım kararıdır.
// Talat Altun
Limandaki gemi güvenlidir; ama gemiler bunun için inşa edilmezler.
// Alıntı.
Uzay boşluğunda yalnız kalmış bir insan ne kadar iyi olabilirse o kadar iyiyim şimdi. Göktaşları, yıldızlar falan. Kafamın içi kocaman bir uzay şimdi. Ve ben. Ben içinde sağa sola koşturan bir divane. İstatiksiksel olarak elde var yığınla düşünce. Ve bir sürü yol. Hangi taraf iyi adam? Alev topuna dönüşmüş düşüncelerim hızla beynimin koridorlarına çarparken, ben bu sefer hiç zevk almıyorum. Bir volkan gibi patlayıp kafa tasımın üstünde bir krater oluşması an meselesi.
// Talat Altun.
Sonra oralar verimli bir toprak haline gelecek. Yeşermek içten bile değil. Falsolu bir düşünce ordusu kavisli bir şekilde kulaklarımı parçalayıp dışarı fırlıyor. Tahribat büyük. Beynimin sol tarafı, sağ tarafa savaş açmış. Petrol yatağı falanda yok ki arkadaş. İç güdüleri tetikleyen mekanizma büyük hasarda. Dışsal sezimleme zımbırtısı ha patladı patlayacak. Beyincikler arası sokak turnuvasında doğal olarak yönetim birbirine düşünce, iç karışıklıkta patlak verdi. Duygusal zeka oranı on. Mantıksa hiç yok. Emir komuta muhalif birliklerin elinde. Muhafızlar kahvede. Akıl sınırları zorlanmakta. Komşu beyinlere zarar vermesek bari. Hormonsal diplomasiler, proteinsiz veriler. Bir adamın içi nasıl boyle karışırdı. Casus düşünceler birliği pusuda. Uygun zamanı kollamaktalar. Uygun zaman ne zaman? Kadınlar ve çocukları önce kurtarmalı. Bu klasik ve duygusal emri illa ki yerine getirmek şart. Yangında ilk kurtarılacak neydi. Kalp. Alın bunu alın.
//Talat Altun
Şu zaman kelimesi kadar keşke aklımızdan tam tersi de hiç çıkmasa! (namaz)
// Talat Altun.
Anılmaya değer bir hayat sürmek ve erdemli bir insan olmak, bize çeşitli vesilelerle dayatılan 'herkes' ya da 'hiç kimse' olmayı bilinçli bir şekilde reddetmekle başlar.
// Alıntı.
3 yıldır emekliyordu iki çocuk. Bugün onlar ayağa kalktı. Düşmemek ümidiyle! Çok şükür...
// Talat Altun
" Bu sabah göğü sizin için mavi yaptım. Beyaz lekeler var bugün, masum yaptım..."
// Orhan Veli.
İçimde; üzerine çıkıp zıplayarak dindirmeye çalıştığım bir öfke var! Ne yapsam şahlanıyor da durduramıyorum.
// Talat Altun
Rüzgar dışarda uğulduyor ama şimşekler beynimde çakıyor.
// Talat Altun
Yağamadım şu yağmur gibi...
// Talat Altun
"Bize ağır gelen kendimizdir."
// A.Cahit Zarifoğlu.
Gözüm bir tutam yeşil görsün diye beş kilometre yürüdüm, öyle de yeşil seven adamım işte.
// Talat Altun
Şimdi uzunca karanlık bir patikada kısa adımlarla dibe iniyorum. Kuyulara inmek var ya... Bazen inip saklanmak gerek.
// Talat Altun
Şeytanın tüylü bir yaratık olduğunu düşünüp, sen de şeytan tüyü var lafını ortaya atan adamı bulun bana.
// Talat Altun
Kardeşinin salını karşıya geçirmesine yardım et, göreceksin ki sen de karşıdasın.
//Alıntı.
Kahramanlığa soyundum; Şu an, karanlıktan tüm insanlığın öcünü alıyorum.
// Talat Altun
Sokağın ucundan bakıp köşeyi göremiyorsan, kafanı biraz daha uzat.
// Talat Altun
Karanlığın içine gömülü bir haykırıştır sessiz kalışlarım...
// Talat Altun
Öfkesini bastırmak isterken, farkında olmadan, susuşlarıyla, imkansız görünen her perdenin arkasına geçmeyi başarıyordu. Perde arkaları hep ilgi çekici olmuştur zaten. Fakat çoğunda büyük hayal kırıklıkları vardır. Sana iyi görünen ön yüzüdür ve arka taraf hep berbattır.
// Talat Altun
Elimize tutuşturduğumuz onca kullanma kılavuzu, onca yol haritası, onca şema ve onca grafiğe rağmen, kuşluk vaktinin içimizde yeşerttiği tabiatin sırrını çözemiyoruz hâlâ. Hâlâ kederli ve şaşkınız bir yaprağa dokunurken.
// Alıntı.
Yıldızsız geceler vardır. Sabahı soğuktur. Gece gökte yıldızlar ne kadar çoksa ertesi sabaha, gün o kadar güneşlidir. İşte bu yüzden günlerim soğuk şimdi. Gecemin yıldızlarını çalmışlar! Oysa ben karanlığın tesir ettiği her noktaya ulaşmıştım. Anladım ki yer de değil, gökte de hükümdar olmak gerek. İşte bu noktada ben bitiyorum.
İnsanım lan ben!
// Talat Altun
Loş ışıklarında yerkürenin. Gezintiye çıkmış bir cinayet zanlısı. Nerde! Diye bağırıyordu. Kullanılmamış saf bir yürek ararken. Orda demedim, diyemezdim...
// Talat Altun
Sen yola bakarsın asfalt görürsün, ben yola bakarım üstünde çekilen çilelerin lastik izlerini..
// Talat Altun
vincit omnia veritas!
belki inanmayacaksın ama ben bu şiiri ellerimle yazıyorum sevgilim
çünkü benim gömdüğüm kızlar ara sıra boğulur
ve laik aşk çarpık toplumlaştırır, doğurma ne olur.
sirk deseler tek hırkam var, çatışmada bıraktım
şimdi gidip beckett okuyacağım, beni de seyret tanrım!
öfkemi devletle bir toprağa gömüyorum
aklımsa çamura saplandı saplanacak
şems çeker çıkarır kitabı havuzdan; kuru
ertan, alsana şu tüfeği duvardan benim ellerim ıslak.
// Ah Muhsin Ünlü
"mutluyum, çünkü galip gelseydim
madalyam olacaktı, yüreği kangren yapan
ve bir gururum, kendini okşatan."
// İbrahim Tenekeci.
Bir çınara yaslandım bugün, gövdesinde ki kırışıklıklara baktım ve iç geçirdim; kim bilir kaç kişi yaslanmıştı ona yıllar önce bugün!
// Talat Altun
Ölü bir kentin içinde ki gizli bir hazineyim ben...
// Talat Altun
Deprem de hükümetin suçu sövün!
// Talat Altun
"Maktülleri diriltemem belki, fakat katillerin neşesini kaçırabilirim"
// Müntekim Gıcırbey.
"Benim yalnızlığım insanlarla dolu..."
// Kafka.
Bazen öfkeleniyorum ya; su dökün buharlaşsın...
// Talat Altun
Olmadı, yenik düştüm zaferlere. Arkasından peşin fiyatına taksitli düşünceler sardı aklımı. Üç bilemedin beş ay vadeli, faizi bol çığlıklar. Gece hep karanlıktır. Gündüz hep aydınlık. Ovalar düzdür, platonik kavramı bir düzmecedir. Anti depresanlar, daha çok uyuşturur. Bu paragraf sonsuz bir döngüdür...
// Talat Altun
Azımsanamayacak bir ökenin kucağındayım.
// Talat Altun
Herkes başarısızlıktan korkarken, ben başarmaktan korkuyordum...
// Talat Altun
Fiyasko planlar. Düşünmeden, plansız, şükürle!
// Talat Altun
Kitaplarımı soğuk bir odaya hapsettiğim için pişmanım. Tekrar okusam sırayla, barışır mıyız?
// Talat Altun